Her akşam Ay Dede küçük fenerini alır, gökyüzünü dolaşırdı. Önce denizi aydınlatır, balıklara iyi geceler derdi.
Sonra dağlara uğrar, karlı tepelerin üstüne gümüş bir ışık serperdi. Kuzular ve kuzucuklar ağıllarında sessizce uyurdu.
Ardından şehre gelir, her pencereye tek tek bakardı. Odasında uyuyan her çocuğun yanağına ışığından küçük bir öpücük bırakırdı.
Bir pencerede hâlâ uyanık bir çocuk gördü. Ay Dede fenerini biraz kıstı, yumuşak bir ışık yaptı. “Ben buradayım,” dedi. “Uyuyabilirsin.”
Çocuk gülümsedi ve gözlerini kapadı. Ay Dede de yoluna devam etti, çünkü daha nice çocuğa iyi geceler diyecekti.
İyi uykular.